Saat 3 olmuş.Gözüme bir gram uyku girmiyor.Çünkü aklımda hep
sen varsın.Sensizliğe hala alışmaya çalışıyorum.Ne yapacağım hala
bilemiyorum.Alışkın değilim senden ayrı kalmaya.Sensiz geçirdiğim her saniye
bana cehennem azabı gibi geliyordu.Artık senin hayatımda olmamana nasıl
alışacağım onu bile bilmiyorum.
Seni sokakta sıradan bir insan olarak bile göremeyecek
olmanın verdiği acıyı hala atlatamadım.Şu anda içinde bulunduğumuz dakikalar o
korkunç günün tam bir yıl sonrasına denk geliyor.Keşke o gün hiç yaşanmamış
olsaydı da senin o muhteşem kumral saçlarının inanılmaz kokusunu içime çekmeye
devam edebilseydim.
O günün bütün korkunç detayları hala aklımda.Nasıl
unutabilirim ki o günü.Hayatımın en değerli varlığını bütünüyle silindiği o
günü.
Sabah ikimiz de işe gitmek için kalkmıştık.Her şey çok
sıradandı.Ama devamı hiç de sıradan olmadı.İkimiz de evden çok mutlu
çıktık.Birbirimize sarılıp kokumuzu içimize çekerek ayrıldık.Mutlu
ayrıldık.Belki de senin ile ilgili tek sevindiğim nokta o.Seni ne kadar
sevdiğimi hep belli edebilmiştim.
Sen işine ben işime gittim.O gün bana sürpriz hazırladığını
bilmiyordum.Keşke hiç hazırlamak istememiş olsaydın.Belki şu anda sıcacık
yatağımız da birlikte yatıyor birbirimize sarılarak uyuyor olacaktık.
Evden çıktım ve işe yürümeye başladım.Hava kapalı ve
soğuktu.Sanki doğa bana o gün neler olacağının işaretini vermeye çalışıyordu.Aklımda
iş hakkında bir çok soru doluşmaya başladı.İş yerine varıp odama çıktım.
Öğlen tatiline kadar kafamı raporlardan
kaldıramamıştım.Öğlen tatili geldiğinde bir iki lokma bir şey yemek için eve
doğru gitmeye karar verdim.İş yerinden çıkıp eve doğru yürümeye başladım.Tam
evimizi gördüm, telefonum çalmaya başladı.
Arayan annendi.Telefondaki sesi ağlamaklıydı.Bana işim olup
olmadığını sordu.Bende öğlen tatiline çıktığımı ve şimdi eve gelmek üzere
olduğumu söyledim.Bundan sonra duyduğum şeyler beni kendimden geçirmişti.Hatırladığım
tek şey kendimi hastaneye zor attığımı ve seni aradığımdı.Ama o acı haberi
acilin kapısında almam gecikmemişti.
Annen ve baban karşıladı beni.Kendileri beni adeta
kardeşinmiş gibi severlerdi.Bende onları kendi annem babam yerine koyardım.Çok
uzun zamandır aile kavramı benim için yoktu.Annem ve babam da hayata gözlerini
yumdukları tarihten beri kendi başıma yürüdüm hep buralarda.Belki de senin
annen ve babana ondan bu kadar sevmiştim.Bir anne baba şefkatini hissetmeyeli
çok uzun zaman olmuştu.Ama senin şefkatini hissetmeyi daha çok özlüyorum.
Annen ve baban güçlü durmaya çalışıyorlardı.Ama
yapamıyorlardı.Senin artık hayatta olmadığını söylediklerin üçümüz de yıkıldık
ve ağlamaya başladık.Kendime ne kadar üzüldüysem onlara da en az o kadar
üzüldüm.Biricik çocukları,hayatlarının anlamı artık bu dünyadan göçüp gitmişti.
Üçümüzden acısını ne anlamak ne de yaşamak mümkündü.O zaman
Allah inancımızı bir kez daha sorguladım.Bu sorgulama hali ilk ailemi
kaybettiğim de gerçekleşmişti.Bu tarz durumlarda ya ona daha çok
yaklaşırız.Dayanacak tek kapı gibi gördüğümüz için yada daha çok uzaklaşırız
bize yardım etmediği için.Ben maalesef daha da uzaklaşmıştım.Şimdi benzer bir
durum ile gene karşı karşıya kalmıştım.Bu sefer sorgulama yerini nefrete
kaplamıştı.Neden ben diye düşünüyordum.Ama bir cevap bulamıyordum.
Niye ben ailemi kaybettim.Niye benim hayatımın tek gerçek
aşkını kaybettim?Niye sevdiğimin ailesi biricik evlatlarını kaybettiler? Onlar
ne kötülük yaptı ki? Peki ya ben ne kötülük yaptım da bunlar benim cezalarım
diye kendime sorup duruyorum son 1 yıldır.
Ama cevabını hala bulabilmiş değilim.Bardağın hala dolu
tarafından bakmaya çalışıyorum.Bu acılarında bize öğrettiği kattığı bir
şeylerin olduğunu düşünüyorum.Ama nasıl ilahi soruların cevabını bulamadıysam
bunların da cevabını bulabilmiş değilim.
Hastane de neler olduğunu öğrendiğim de daha çok canım
acımaya başladı.Senin bu ilahi yolcuğuna uğurlanmanın sebebinin kendim olduğunu
öğrendiğim de ne yapacağımı bilemedim.O an ölmek istedim.Kendimi öldürmek
istedim.Senin yanına gelmek seninle hiç ayrılmamak istedim.Ama yapamadım.
İşte o zaman ölümün bizden ne kadar uzak ve yaşanılmaz
olduğunu da fark ettim.Kendimi öldüreceğim diye atıp tutmanın çok kolay
olduğunu fakat asla o ölüm adımı atamayacağımızı o zaman anladım.İstediğimiz
kadar kötü şeyler yaşadık diye kendimizi avutalım.Asla o ölüm için gereken
adamı atacak durumda olamayacağız.O cesareti kendimizde bulma şansımız hiç bir
zaman olmayacak.
O gün işten erken çıkıp akşam için bana sürpriz yapmak
istemişsin.Aklında geçen planı hala bilemiyorum.Ve maalesef öğrenmenin de bir
yolu kalmadı.Belki ecelim geldiğinde cennetin kapısında beni karşıladığın zaman
görüşüp öğrenme şansım olabilir.
İşten çıkmıştın.Eve gelip planını gerçekleştirmek için
hazırlıklara başlayacakmışsın.Ama biz senin için hazırlıklara başladık.Kefenin
ve mezar taşın için.
Son yolculuğuna uğurladığımız zaman seni nasıl dayanacağımı
bilemiyordum.Bana destek olacak hiç kimse kalmamıştı.Pek çok zor zamanı senin
ile atlatmıştım.Cenazen de ağlamadım.Ağlamamı istemezsin diye düşündüm.Hep
benim güçlü biri olduğumu söylerdin bana.Pek çok insana göre güçlü.Ama artık o
güçlü kişiliğimden eser yok.Bütün gücüm seninle birlikte ebediyete kavuştu.
Saat 4 olmuştu.2 saat sonra kalkıp işe gitmem
gerekiyordu.Seninle yaşadığımız evi de boşalttım.O eve gitmek
istemiyordum.Bütün o anılar fazla geliyordu bana.Evdeki her şeyi attım.Hiç bir
şey kalmadı.Sadece birlikte çekildiğimiz fotoğraflar kaldı.Onlarda senin ne
kadar güzel olduğunu hatırlamam için.Yeni bir eve taşındım.İş yerinden
olabildiğince uzak ve tabi ki her gecemizin geçtiği o evden.
Gecenin gaddar karanlığına karşı masam senin resimlerin.Bu
karanlık bana hep birlikte yaşadığımız geceleri hatırlatırdı.Tenlerimiz
kenetlenip cenneti dünyaya indirdiğimiz dakikaları hatırlatırdı.Hala da
hatırlatıyor.Yıldızlara baktığımda senin yüzünü görüyorum.Paketimdeki son
sigarayı da yakıyorum.Tütünsüz kaldım sensiz kaldığım yetmezmiş gibi bir de bu
uğursuz gece de tütünüm terk etti beni.
Adeta bir mahkum gibiyim.Ellerim ve ayaklarım
kelepçeli.Senin beni hapsettiğin boşluktan kurtulamıyorum.Sen beni terk ettin
belki ama sevdan beni asla terk etmedi.Ve etmeyecekte.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder